Federal ‘the’ Coffee Company

img-20161120-wa0016

Uzun zamandır gitmek istediğim Federal’e sonunda gidebildim!

Daha önce gittiğim 2 kahve festivalinde hem benim en çok sevdiğim hem de festivalin en çok ilgi gören kahvecisiydi Federal. Ben de gidip yerinde görmek ve daha özel kahveleri denemek istedim.

Artık İstanbul’da yaşayan biri olarak tabi ki Federal Galata’ya gittim. Konum olarak çok tatlı bir yerde, Galata kulesinin çok azıcık aşağısında. Mekan yapısal olarak da güzeldi, iç tarafta da dış tarafta da samimi ve rahat bir ortam oluşturulmuştu. Sokağa bakan tarafa oturdum, hani şu duvarında çizimler olan yer var ya oraya. İçeri girdiğimiz andan itibaren çıkana kadar çalışanlar çok güzel ilgilendi, çok samimi ve sıcak davrandı. Hem ortamın hem de çalışanların sıcaklığı size evinizde bir grup arkadaşınızla birlikteymişsiniz hissini veriyor.

img-20161120-wa0012Bu kadar güzel bir ortamı ne daha güzel yapabilir? Tabi ki kahve!

3 tane kahve deneyebildim sadece, gönül bütün menüyü denemek istese de…

Menüde başka yerlerde deneyemeyeceğim kahveler varken, her yerde içebileceklerime çok yanaşmadım açıkçası.

Raspberry Mocha’yla başladım. Espresso, frambuaz ve çikolata ile yapılan bir kahve. Kahvede çikolata aromasını çok sevmeyen biri olarak mocha sipariş verirken biraz çekindim ama içtiklerimin arasında en güzeli buydu. Çikolatanın rolü ahududuyu desteklemekti sanki. Meyve tadı seviyorsanız ve değişik deneyimlere açıksanız kesinlikle öneririm.

Cafe Miel ikinci kahvemiz. Espresso, tarçın ve balla yapılıyor, tarçın ve balın birlikte kullanımına damağımız alışık, kahveye yakışmış olması bu tadı özel kılan şey sanırım. Deneyimlere açığım ama biraz daha sınırların içinde kalayım istiyorsanız, ne sipariş edeceğinizi biliyorsunuz.

İlk iki kahve tatlı olunca 3. çok tatlı olmasın istedik ve menüde yazılı olmayan Badem Latte sipariş ettik. Bildiğimiz latte ama acı badem şurubuyla. (Bildiğimiz latte dediğim de bildiğimiz bütün lattelerden daha lezzetliydi bu arada.)

Bütün bunların dışında sorun diyebileceğimiz tek şey ilk gelen kahvelerin alışık olduğumuzdan biraz soğuk olmasıydı. Bu yüzden 3. kahveyi ekstra sıcak istedik.

İlerisi için planlarım, menüde özel gördüğüm ne varsa denemek. Ciddiyim. Hepsini!

Evet sevgili okur, çakma bir gezgin olarak gidip gördüklerimi çakma bir yazar olarak yazdığım yazının sonuna geldin. Varsan ve buraya kadar okuduysan, umarım beğenmişsindir.

Ah bu arada, gittiğimde geçen senenin O Ses birincisi Emre Sertkaya da oradaydı. O da ağzının tadını biliyormuş. Küçük bir ayrıntı. 🙂

img-20161120-wa0021